3 günlük hızlı diyet com


Vücut kendini kasıyor, geriyor, psikolojik olarak ‘kabız’ oluyorsun. Ama bu bir başkası için müzik dinleyip kafasını boşaltmak için ideal yer de olabilir.Kendimi zorlamaya, ayaklarım geri gide gide yapacağım bir egzersize ihtiyacım yok. Onun yerine arada sırada sabahları erken kalkıp sahilde fazla hızlı koşmadan yüksek tempolu yürüyüş yapıp enerji doluyorum.Tek sorunum seyahatlerim ve düzensiz çalışma saatlerim.Şanslıyım ki çok keyif alarak yaptığım bir spor var: Pilates.O diyet bozuldu ya, hazır bozmuşken bokunu çıkarayım psikolojisiyle normalde bile yemeyeceği şeyler yiyor insan. Kısacası hayat tarzımıza uymayan diyetler bir yerden mutlaka patlak veriyor, kilo verdirmiyor, aldırıyor.Kilo vermeyi takıntı haline getirince olmuyor bu iş. Ama aslında kendi düzensizliğiniz de sizin düzeniniz ve kendinizi de vücudunuzu da en iyi siz tanıyorsunuz. Güneş görmeden sadece aynaya ya da duvara bakarak ve hiçbir yere gitmeyerek üzerinde koşulan yürüyüş bantları bana göre değil.Ben de bu gidişata dur dedim ve daha fazla kilo almamak için diyet yapmayı bıraktım.Çok fazla seyahat ettiğimden, evden çalışıp belirli mesai saatlerim olmadığından ve farklı saatlerde toplantılarım olduğundan dolayı ders saatlerinin esnek olduğu, pazartesi sabah dersini kaçırırsam salı akşam telafi edebileceğim bir yer bulmam gerekiyordu. Beslenmenize dikkat ederken de lezzetsiz, kolay bulunmayan şeyler yerine hayatınızda yeri olan sağlıklı besinleri tercih edin. Düzeniniz oturduğunda zaten gelişme kaydetmiş olacaksınız. Çoğunuzun duyduğu ve bildiği Pilates gerçekten de mucizevi bir şey. Tabaklarla bir alakası yok, Alman Joseph Pilates tarafından geliştirilmiş bir egzersiz sistemi).Tavsiye verenler de oldu ee peki ne yapacağız diyenler de. Ama yazdığım yazı bile bir farkındalık göstergesiydi.Şu an en azından hatalarımı tekrarlamayarak geçirdiğim 1 yıla yakın sürede tekrar istediğim kiloya ulaşmış durumdayım. Hayat tarzıma uymayan, kendimi sıkıntıya soktuğum her türlü beslenme düzeni; mutsuz olup, pes edip bıraktığım an ekstra kilo ve moral bozukluğu olarak geri döndü bana.Nasıl kilo aldığımı okuduysanız nasıl verdiğimi de bilmek hakkınız. Hem zaten benim gibi biri için diyette olma psikolojisi baştan sakıncalı. Diyeti 2 hafta eksiksiz bir şekilde götürdünüz diyelim.Çok yüksek tempoyla koşulan cardio egzersizler tansiyonumu yükseltiyor ve baş ağrısı çekiyorum.Bir diğer önemli nokta da sürekli kilo verme düşüncesini akıldan çıkarmak. Alkolü hayatınızdan çıkarıp memur gibi yaşayın demiyorum.(50 Kilo civarı bir insanken 2012 Ağustos’unda 59 kiloya kadar çıktım) Bu yazıdan sonra pek çok e-mail aldım.

O zaman kilo alma yazısı seneyi devriyesini tamamlamadan buyrunuz mutlu sona, nasıl kilo verdim yazısına… Olan şey şu: “Yarın diyete başlıyorum, dur bari hazır diyette değilken şu pizzayı da yiyeyim, üstüne de tatlı götüreyim bi tane, diyete girince hiçbir şey yiyemeyeceğim zaten”. Sonra bir arkadaşın doğum günü sebebiyle dıışarı çıkıldı ve diyet mecburen bozuldu, pastalar yendi.Ne yapmam gerektiğini henüz çözememiş olsam da hatamı anlamıştım.Geçtiğimiz Aralık ayında diyet yaparak nasıl 5 kilo aldığımı anlatan bir yazı yazmıştım.Tabii bu dikkat etmedim ya da her önüme geleni yedim anlamına gelmiyor. Diyetleri ve kilomla ilgili takıntı yapmayı bırakıp kendimi dinlemeye başladım. Bana kilo aldıran düzensiz uyku, hareketsizlik, düzensiz yemek saatleri ve fazla alkol tüketimi gibi alışkanlıklarımı gözden geçirdim.Birçok kişi aynı yaşlarda benim geçtiğim aşamalardan geçip kaçınılmaz sona doğru yol almış.